Doktora Savunması (Fotoğraf)

Hollanda Üniversiteleri’nde doktora tez savunmaları bir nevi masonik ritüele sahip. Cemaate kişi alma törenleri gibi. Türkiye’den farklı olarak savunmalar aslında bir nevi kutlama törenleri. Zaten tezler savunmadan önce onaydan geçmiş, bastırılmış ve diploma da savunmanın sonunda verilmek üzere hazır oluyor. Hatta bir doktora savunmasında, heyecandan savunma yapamayan kişiye dahi jüri diplomasını vermişti. Tabii bu durum, yani bir nevi mizansen şeklinde olan savunma süreci, doktora adayının yaşadığı heyecanın daha az olacağı anlamına gelmiyor. Ama yine de savunma çok kötü geçse de, konuşamazsanız da, diplomanın zaten arka odada sizi beklediğini biliyorsunuz. Durum bir nevi masonik bir ritüel olduğundan, yer yer törende günümüz için karikatürize denilebilecek görsellikler ile karşılaşılabiliyor. Örneğin bu asalı beyefendi töreni yönlendiren kişi idi. Videoda göreceğiniz gibi komite üyelerinin önünde yürüyor, savunmayı başlatıyor ve yine savunmayı o bitiriyor. Nerede duracağımızı, birbirimize nasıl hitap edeceğimizi, kimi söylenmesi zorunlu ifadeleri onun direktifleri ile yaptık. O salona girince susmak zorundayız örneğin. Asa’sı benim Venüs’ten havalı idi.

Tez, öncelikle tahmini savunma süresinden 6 ay önce 3 üyeye gönderildi. Onların 45 gün içinde kararlarını açıklamaları bekleniyor. Eğer 3 kişiden 2’si onay verirse artık resmi savunma yapılabilir demektir ve hatta artık doktor oldunuz demektir. Ardından tez diğer tüm jüri üyelerine gönderiliyor ve 3 ay sonrasına gün alınıyor. Yine Türkiye’den farklı olarak, jüri üyeleri tezi kelimesi kelimesine okuyorlardı. Bunun sebebi, bunun için para alıyor olmaları mı, iş ahlakı mı, yoksa verilen uzun süre mi bilmiyorum. Toplamda tartışmayla beraber 7 soru soruldu, ancak 2’sine tatmin edici yanıt veremedim. Ne yapalım, sağlık olsun… Jüride yer alan 9 profesörden 2’si benim hali hazırda doktora hocalarımdı. En baştaki ise fakültenin dekanı idi. Tezin danışmanlarının soru sorması yasaktı.

Hollanda’da doktor adayı uzun uzun tezini ve yaptıklarını anlatmıyor. Herkes eseri hali hazırda okuduğu için, bana ayrılan süre 10 dakika idi. Ardından 50 dakika soru cevap kısmı oluyor. Bu görüntüler tezimi sunduğum ilk 10 dakikadan. Duvarda yer alan tablolar üniversitemin eski rektörleri. Üniversite Katolik üniversitesi olduğundan (eski ismi Katolik Nijmegen) Papaz rektörlerimiz de olmuş. Yer yer papazların tablosunun olmasının sebebi bu.

Hollanda’da doktora yapmanın muhakkak ki bana kazandırdığı birçok şey olmuştur. Ama sanırım doktora hocam Evert van der Zweerde, bunun başında geliyor. Önce bana diplomamı takdim etti, ardından beraber geçirdiğimiz yıllara dair kısa bir mektup okudu…

Bahsettiğim gibi, doktora törenleri bi’nevi masonik törenler. Cemaate adam kabul etme gibi. Diplomamı verdikten sonra, beni aralarına alıp salondan o şekilde çıktık. Sembolik olarak ifade ettikleri şey “sen bizdensin artık.”

Kokteyl alanına girmeden önce komite üyeleri doktor ünvanı almış adayı kutluyor ve kısa da olsa sunuma dair fikirlerini ifade ediyorlar. Birbirimize sarıldığımız o beyefendi emekli profesör Gerrit Steunebrink. ODTÜ’ye misafir öğretim görevlisi olarak geldiğinde tanışmıştık ve sonra tesadüfen onun olduğu üniversitede doktora yaptım. Evert bana “seni Türkiye ile oldukça ilgili biri ile tanıştıracağım” demişti. Gerrit’in odasına girdiğimizde hem o hem ben oldukça şaşırmış ve mutlu olmuştuk. Bakmayın tanışık olduğumuza ama, jürideki en kazık soruyu soran kişi idi.

Resepsiyon. Hollanda’lıların öğlen yemeği “ekmek arası bi’şeyler” üzerine kuruludur. Şaka değil. Tüm ülke öğlenlerini ekmek arası bi’şeyler ile geçiştiriyor. Evde hazırlarlar ya da zaten yemekhanelerin önemli bölümü sandviçlere ayrılmıştır. Resepsiyon doktora adayı tarafından düzenlenir. Zorunlu değildi, ama tören sonrası birarada bi’şeyler atıştırıp sohbet etme kültürü var. Bir nevi normal hayata geçişin başlangıcı, o heyecan ve telaşın ilk yatıştığı yer.

Atalarımdan gelen dil Arapça (Suriye kökenliyim), anadilim Türkçe, doktoram İngilizce, Hollanda’nın anadili Flemenkçe, diploma Latince:) Hollandalılar doktora töreni konusunda çok iyiler. Ben seviyorum ritüelistik şeyleri. Hazırladıkları diploma sanırsınız ki Kutsal Roma İmparatoru’nun Buyruk’u)

Günümün kahramanları idi. Kuzen Tufan, Can, ve Tufan sayesinde tanıştığım Neri. Bi’tek onlar vardı yanımda. Zira o heyecan var iken misafirler ile ilgilenemeyecektim. Genelde Hollanda’da doktora törenine cümbür cemaat katılınır. Türkiye’den aile üyeleri gelir. Ben yapamadım. Çok tedirgindim ve o nedenle söylememe kararı almıştım. Hatta çevremdekiler savunmayı sormasınlar diye 10 Mart olan tarihi 17 Mart olarak söylemiştim. Bu 3 kişi ise tek davetlimdi.

Kutlamalar başlasın Tufanın hediyesi, şampanya vakti:)

Belki Asa’lı amcanın Asa’sı kadar havalı değil, ama Hollanda da benim yanımda idi Venüs.

Fotoğraftaki beyefendiler muhakkak ki çok yakışıklılar. Ancak duvardaki Haç’a dikkat etmenizi istiyorum. Üniversitemin ismi yakın bi geçmişe kadar Katolik Nijmegen Üniversitesi idi ve bu kültür törenler sırasında halen hissediliyor. (Yoksa oldukça seküler bi eğitim sistemine sahip). Tören esnasında Latince dualar okundu (sonunda Amen dendi).

Başa Dön